AĞAÇ EV SOHBETLERİ #81 : HAYVANLARLA KONUŞABİLME YETENEĞİNİZ OLSAYDI?

''Ağaç Ev Sohbetleri''nde bu haftanın konusu bize epey hayal kurduracak ve merak uyandıracak bir konu:

Eğer hayvanlarla konuşabilme yeteneğiniz olsa hangi hayvanla konuşurdunuz? Hangi hayvanı kendinize yakın buluyorsunuz ve neler sorardınız?

Konuyu yeğenleriyle birlikte seçen sevgili bloğun bağlantısı  da burada :)

https://gultencapkin.blogspot.com/2021/03/agac-ev-sohbetlerinde-bu-hafta-konuyu.html

🐾

Her çeşit hayvanla konuşulmak istenmiş. Suyun altındaki hayvanlardan tutun toprağın altındaki hayvanlara kadar pek çok çeşit hayvana sorular sorulmuş. Öyle ki gerçek olmayan hayvanlar bile sorulardan kaçamamışlar :D (Bknz: unicornlar)



Bana gelince ben en çok sokak hayvanlarının dilinden anlamayı isterdim. Sadece gözlerle anlaşamıyoruz çünkü. 

Seneler önce bir yerlerde okuyup etkilenmiş olacağım ki nerede okuduğumu unuttum ama ne okuduğumu unutmadım: Eğer yeni bir mahalleye taşınacaksanız önce oranın sokak hayvanlarının insanlara verdiği tepkilere bakın, kendilerini sevdiriyorlar mı yoksa en ufak bir harekette korkup kaçıyorlar mı diye.

Sorgulamadan kabullendiğim tavsiyelerden biridir ve yıllardan beri öncü kriterlerimdendir. Tabii hayvanın karakteridir veya bir hastalığı olabilir. Veya annedir bilemeyiz sebebini ama ben ne zaman sevecekken korkup kaçan bir sokak hayvanını görsem acaba daha önce insanlara ait bir travma mı yaşadı diye düşünmeden edemem.  (Bakıp geldim de söz Goethe’ninmiş. Sözün sahibi aydınlandı ama sözü nerede okuduğum hâlâ bir muamma.)


Fazla dramatikleşmeyeyim, onlarla ilgili ne varsa öğrenmek isterdim işte. Kediler balık kokusundan başka çiçek parfümünün kokusunu seviyorlar mıdır? Ya da banyo yapmayan, yalanarak yeterince temiz olan kediler denizi görünce mutlu oluyorlar mıdır acaba? Merak ediyorlar mıdır yüzerek denizi geçseler hangi kıyıdan karaya çıkacaklarını? :) Kediler için bu sorunun cevabı muhtemelen büyük bir ‘’HAYIIIIRR!!’’ olurdu ama köpekleri bıraksak deneyecek çatlaklıkta olan bir köpek muhakkak çıkardı :DD  Düşünsenize bir baş suyun üstünde, pembe kocaman dili dışarıda, sarı can yeleği giyilmiş :))


https://64.media.tumblr.com/4162a856d3392d1a66d2161600344587/8d4a9ab241d205c8-9c/s500x750/45758047b15598da60884d304caa7ca4ff3daa04.gifv


Ya da direkt kulun kula sorması gereken sorular sorar ‘’Aç mısın, ne ihtiyacın var, bir sorunun var mı?’’ derdim. Çünkü bunların cevaplarını duymaz anlamazken yanlarından geçip gitmek daha kolay oluyor. İyi tarafından bakarsak; onlar için zaten bir şey yapan insanların işleri kolaylaşır, normalde yapmayanları ise katılıma teşvik olurdu :)


http://38.media.tumblr.com/50b6f6f22b40a09ce920ccdff9577094/tumblr_nbvo797EcJ1tj5kwwo1_500.gif

Evet bunları sorduğumuzda verdikleri cevapları sorudaki gibi olağanüstü bir şeyler olmadıkça anlayamıyoruz ama gözlem yapabiliriz. Örneğin minik bir tüyo: Tüyleri kirli bir kedi görürsek ona içmesi için bir kap su verebiliriz. Yeterince su içemediğinden dili damağı kurumuş ve tüylerinin temizliğini iyi yapamamış olabilir.  Bu gibi işte. Onların konuşmaları zor ama bizim ufak bir onları anlama çabasıyla yapabileceğimiz şeyler hiç de zor değil.


Ağaç ev sohbetleri değil kamu spotu yazdım sanki ama benim de en çok anlamak istediğim hayvanlar onlar, ne yapayım :D 

Ama yazıdan dert sahibi olarak ayrılmanızı istemem onun için hayvanlar konuşabilse başka kimlerle konuşurdum onu da söyleyeyim :) Pandalarla konuşurdum.


https://i.pinimg.com/originals/73/d6/33/73d633a6bda537093d9111e1ba3857f3.gif


İlk uçakla Çin'e giderdim. Yolculuk esnasında ''Bir Panda Nasıl İkna Edilir ve Panda Gibi Davranmak'' adlı el kitabını okurdum. Oradan edindiğim bilgilerle bulduğum ilk pandaya benimle yer değişip değişmek istemediğini sorardım. Ya da boşa mı okuduk o kadar kitabı? Onu ikna ederdim 😏 Konuşarak ona nasıl benim evime döneceğini anlatırdım  ve uçakta okuması için ''Nasıl İnsan Gibi Davranılır'' adlı el kitabını verirdim. Okuma yazma bilmiyorsa da sorun değil çünkü o tatlılıkla o, yanında kim oturursa otursun bir rica etse ona okurlardı. Kitabı tam anlamıyla anlamasa da sorun olmazdı. Her insan, insan gibi davranmıyor zaten. Yuvarlanıp giderdi işte :) Ben de yuvarlanırdım :D


Hahah bu yazıya yine istediğim gibi bir son yazamadım yine kamu spotuna evrildik :) En iyisi siz sağlıcakla kalın ben de sağlıcakla kalayım bir son okumadan dağılalım. Hoşça kalın ✋


Yorum Gönder

24 Yorumlar

  1. Çok da güzel olmuş bence,kaleminize, yüreğinize, gönlünüze sağlık:)

    YanıtlaSil
  2. Kediler hakkında verdiğiniz bilgi için teşekkürler. Tüylere dikkat edecegim artık.
    Veco sözü bende biliyorum. Arada gözlemlerim. Ama kimi kaçıyor illa. Bizim bakkal ve marketin önünde genelde kedi olur. Onlar kaçmaz meselâ.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki orada çalışanlardan biri besliyor onu :) Ya da kendisi sebepleniyordur :) Rica ederim ^^ Kuru, kirli tüylere dikkat :D

      Sil
  3. Çok tatlı bir yazı olmuş. Keyifle okudum :))

    YanıtlaSil
  4. Goethe'nin sözü ne hoşmuş, sahiden büyük bir farkındalık olabilir bu gözlem.Kediler ile ilgili verdiğiniz bilgi de değerli, bilmiyordum.Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim ^^
      Okuduğum andan itibaren benim için de büyük bir farkındalık olmuştu gerçekten :)
      Bilmediğimiz basit gözlemler bile öğrenince büyük anlamlar ifade edebiliyor aslında bize :))

      Sil
  5. Evet sokak hayvanları en eziyet çekenleri. Hele iyice betonlaşan şehirlerde. Eskiden bizim buralarda epey köpek olurdu. Karşımızdaki garajın sınırındaki ağaçları kesip koca duvar ördüler, devamındaki ormanlıkalanı doldurup yol yaptılar. Onların da ayağı kesildi. Kedilerin ihtiyaçlarını görecekleri toprak kalmadı neredeyse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru artık hayvanlara gidecek yer bırakmadık. Kedi köpek, ayı domuz hepsinin alanından alıp üstüne betonlar diktik. Sonra da onların şehre indiklerini düşündük. Biz onların şehirlerine indiğimiz halde.

      Sil
  6. Çok doğru :) Keşke tüm insanlar en azından nötr olmayı başarabilse...
    Panda yaşamı keyiflidir herhalde bir de yanımda kitaplarım olursa :) Takılırdık, el bebek gül bebek bakılırdık. İnsanlığın zarar veremeyeceği bir statümüz var, neslimiz tükeniyor sonuçta.

    YanıtlaSil
  7. Oturduğumuz evin önündeki cadde kedi köpek gibi sokak hayvanları için tam bir cennet. Kışın üşümesinler diye çok sayıda kulübe yapılmış, her zaman mama ve su kapları hazır. Yazınızı çok eğlenceli buldum:) Pandalar gerçekten sevimli hayvanlar. Ben de onlarla oynaşmak isterdim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel :) Bayılıyorum öyle sokaklara. Son zamanlarda da giderek sayıları artıyor :) Teşekkür ediyorum, ben de eğlenerek yazdım. En çok da pandalarla konuşmayı hayal ettiğimde :))

      Sil
  8. öyle bir panda kitabı var mı sahiden yaa valla okuycam da hemen ondan diyom, bendeee pandalarla beraber yaşamak istiyom yaa :) sokak hayvanları, kediler peki teşekkürler ya uyarı oldular benim için, kediler pek dikkatimi çekmiyor, çok minik bebek olanlar hariç, sokaklarda oluyor ya bazen bebek kediler, ama köpek bak evet dediğini yapardı, minik tüylü köpekleri çok seviyom yaa, ama sokak köpeği değil tabii, süs gibi olan bebek gibi olan o köpekleri. büyük köpeklerden çok korkuyom :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim ^^ Yaa korkuyor musun ama büyük köpeklerden :) Aslında karakter olarak küçükler daha huysuz ve daha ısırgan oluyorlar :) Ama ben hepsini de seviyorum. Büyükleriyle alakalı daha önce korkunçlu bir anın varsa o zaman korkmak normal. Genelde altında bir anı yatıyor çünkü bunun :D Hahah öyle bir panda kitabı da ancak ben yazarsam olur sanırım :D Ve şimdilik piyasa buna hazır değil ( •̀ ω •́ )✧ Önce pandalarla yaşayabilsek keşke. Pandaların bakıcılarını düşünüyorum da stres mitres kalmaz insanda, mesai saatlerinde pamuk gibi olursun. Güzel iş :')))

      Sil
    2. yok anım hiç, hep büyük şehirdeyim ne anım olcak sadece parklarda filan görüyom işte, yani havladıklarını hırladıklarını görüyom, korkuyom, uzaktan, hep yolumu değiştiriyom yani :) minik köpekler yani şu terierleri seviyom işte, aman huyduz ısırgan olsun onlar nolcak hihi :) valla evet yazo zamansaa :)

      Sil
    3. Onun için genelde demiştim :D Nadir bir vaka demek :) Terrierler sevilmez mi :D Tamam o zaman iş bölümü yapalım deep sen pandalarla konuşmayı hallet ben davranış ve ikna kitabını yazayım, nasıl olur? 😁

      Sil
  9. Ne kadar düşüncelisiniz. Yazınız çok samimi olmuş. Panda konusu da ayrı güzel. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum :) Pandaların kendisi ayrı güzel, yazması ayrı güzel ^^

      Sil
  10. Tavsiye gerçekten çok yerinde ve anlamlı.. Kaleminize sağlık:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum ^^ Umarım faydası dokunacak bir tavsiye olmuştur.

      Sil
  11. Ama çok tatlı ve sevimli bir yazı olmuş :) Sorduğunuz soruları ben de merak ettim. Gerçekten konuşabilsek ve onlara yardım edebilsek. Çünkü bu dünyayı ortak kullanıyoruz ama insanoğlu sanki sadece kendininmiş gibi davranıp hayvanlara yaşama hakkı tanımıyor... Eğlenceli ve düşündürücü bir yazı olmuş okumayı sevdim :) Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı okurken eğlenmenize gerçekten sevindim :))
      ''Bu dünyayı ortak kullanıyoruz ama insanoğlu sanki sadece kendininmiş gibi davranıyor'' tespiti çok güzeldi. Üzücü ama haklı bir tespit. Keşke konuşsalar da anlayabilsek. Yine de böyle bir durumun avantaj ve dezavantajlarını tarttığımda onlara dezavantajı daha fazla olurdu diye düşünüyorum. Onun için önce keşke konuşsalar diyorum sonra vazgeçiyorum :')

      Sil