Bu ay en çok dinlediğim parça ‘’Sting- Desert Rose’’ olmuş.
Bu çöl çiçeği, hiçbir
tatlı kokunun bana yapmadığı işkenceyi yaptı… Ve o dönüyor, tüm hayallerimin
mantığıyla hareket ediyor. Bu ateş yakıyor…
Bu şarkı, dinlerken Sahra Çölü’ne, Mısır piramitlerine falan götürüyor beni. Kum fırtınasının içinde yürütüyor tek başıma. Çölün diğer ucundaki sevdiğim kızı arıyor gibiyim o dört dakika boyunca :D Parçayı nasıl tarif edebilirim emin değilim ama şarkı hem mistik hem etnik, öyle bir büyü. Böyle doğuyla batının karışımı daha fazla şarkıyı keşfetmeye itiyor beni. Ne yazık ki böyle hissiyatı olan parçalara rastlamak nadiren başa gelen bir şey. Çok dinlersem verdiği hissi de eskitir miyim acaba? Bu arada çöl gülü de sevdiğine ne güzel bir hitap şekliymiş öyle!
***
![]() |
Yatağında desert rose dinleyen birisi :D |
Gülümseyen yüzümü
takınmıyorum, çok üzgünüm... Ama denedim, evet denedim, bıktım artık… Neden
dünyanın yükünü taşıyormuş gibi hissediyorum?...
Her depresyona girerken açıyorum bir tane. Onun için bu ay, bu
şarkıyı, bu kadar dinlemiş olmam şaşırtmadı beni. Benimle aynı tonda olan
şeyler okumayı ve dinlemeyi seviyorum. Depresif hissederken yanında seni
anlayan bir arkadaşının olması gibi hissettiriyor bu şarkı. Nlve’nin diğer
şarkılarını da sayesinde dinlemeye başladım, ileride tekrar tuşum muhtemelen
başka bir parçasında takılıyor olacak.
Şu günlerde gökyüzü
güzel geliyor… Seul benim için tanıdık bir yer olmasına rağmen yeni gibi geliyor…
Kendimi yormadan mutlu olmak istiyorum… Daha çok çalışmama neden olan o aptal
günleri özleyeceğimi hissediyorum…
Bu şarkı çıkalı bir hafta olmasına rağmen listeye dahil
olmayı başardı :) Bir üstteki şarkıyla zıtlığı sizi şaşırtabilir ama beni
şaşırtmıyor. Aslında başlangıçta benim için diğerinin yanında dinlediğim
promosyon bir ürün gibiydi bu şarkı. İkisini birbirine bantlı şekilde
dinliyordum :D Bu depresyonların bir girişi varken çıkışlarının da yapılması
gerekiyordu sonuçta!
4- İkiye On Kala –Kalbinde Lunapark :
Kalbinde bir lunapark
varmış, şimdi yerine bir otopark yapmışlar… İlaç mı zaman gerçekten?...
Aslında bu şarkının çok bir olayı yok ama seviyorum bu
türden olaysız akan şarkıları. Klibindeki görselle tamamlanıyor gibi geliyor
bana şarkının ruh hali. Şöyle hafif tempolu akşam şehir içi yürüyüşleri için
birebir. Gerçi şarkıyı sadece lunapark-otopark metaforu için bile defalarca
dinleyebilirim ya neyse.
Ve asla zamanı
uyuyarak harcamak istemiyorum… Sonra fark ediyorum… Nasıl rüya göreceğim?... Hayatımda
istediğim tek şey çerçevenin dışındaymışım gibi yaşamak…
Bu şarkıyı listedeki diğer şarkıların çok daha öncesinden
beri dinliyorum. Sanırım iki numara Tired araya girene dek bu şarkıya daha yakın
mesafede duruyordum. Tired’ın rengi daha koyu bu şarkıya göre. Bunu daha az bıkmışken
dinliyorum o yüzden :D Şarkı öyle bir
havadaki; gece gökyüzüne söyleniyormuş da dalga dalga gece göğüne, yıldızlara, sonra
bütün uzaya yayılıyormuş gibi. Bu şarkı, yumuşak bir ışık hızında dünya
dertleriyle beni gezegen gezegen gezdirip geri getiriyor anlayacağınız.
***
Not: Başlıkların üzerine tıkladığınızda sizi dinlediğim çevirilere götürecek kısayolları ekledim. İyi dinlemeler.
Dipnot: Bir şarkının hissettirdiklerini yorumlamak bir kitabı okumanın hissettirdiklerini yorumlamaktan ne kadar zormuş!
8 Yorumlar
Daha önce hiç karşılaşmadığım şarkılar. Her bir şarkının bizde hissettirdiği hisler çok değerli oluyor değil mi? :)
YanıtlaSilKesinlikle :) Çoğu pek bilindik şarkılar değil zaten... Lakin çıktığı zamanlar Desert Rose ortalığı yıkmış diye duydum :D
Sil2 3 ve 5 için saoool :)
YanıtlaSilNe demeek :)
SilMüzik bilgisi çok kötü olan biri olarak tabii ki hiçbirini duymadım :-) Baştan itibaren açıp dinliyorum. Teşekkürler.
YanıtlaSilUmarım içinden dinleyince beğeneceğiniz bir parça çıkar :)
SilBlogunuzu yeni farkettim. Oldukça eğlenceli görünüyor.
YanıtlaSilTeşekkürler ^^
Sil