SARI YÜZ – R. F. KUANG KİTAP YORUMU :

Kitaplar hakkında gevezelik yapmayı özlemişim… O nedenle kitap yorumundan çok kitabı çevreleyen geniş bir alanı yorumlayacağım bir yazı olacak. Ha bir de hayırlar olsun üst üste nasıl oldu da iki yazı geldi demezsek oldukça sevinirim :D


Müjdemi isterim sevgili okur, ben de popüler kitapları popüler oldukları zamanda okuyabiliyorum artık! Kabul birkaç yıl geriden geliyorum ama geliyorum :) Önceden bu kadar göz önünde olan, hiç sevmediğim tonlarda da renk tercih edilen bir kapağa ve kitaba elimin gitmeyeceğini sanırdım. Ön yargılarımın kırılmasıyla daha açık biri oldum sanırım. En azından deniyorum. Deniyorum ve bazen yanılıyorum bazen memnun kalacağım şeyler buluyorum. Sarı Yüz de benim okumaktan mutlu olduğum deneyimlerden biri.



Yazar Kuang’dan haberdar olmam, onun Sarı Yüz kitabıyla karşılaşmamdan daha önceye dayanıyor. Fantastik kitaplardan konuşmanın zevk verdiği yaş farkımız olan bir arkadaşımın bana önerisi, yeni okuduğu Haşhaş Savaşı Üçlemesi’ydi. Kesinlikle zevk alacaksın diyerek yazarı okumamı şiddetle tavsiye etmişti. Bu öneriyi ciddiye aldım almasına da kitap zevkimizin kesişim kümesi okuduğum daha genç işi kitaplardan oluşuyordu. Ben uzun zamandır klasikleri tercih eden taraftaydım artık. Fantastik Era’mdan çıkalı çok olmuştu. Bloğum bu konuda delil yetersizliği gösterebilir ama farklı türler okumak hoşuma gitse de eninde sonunda sığındığım kitapların Austenler, Bronteler olması yeterli kanıtı oluşturur sanırım. 

Ben edebi derinlik seviyorum, satır satır, paragraf paragraf altını çizeceğim anlamlı betimlemeler seviyorum, ruhumun hemen tüketip sıradaki nerede diyeceği MSG katılmış kitaplardan çok öylesi kitaplardan tatmin oluyorum. Ama…

Ama’nın kendinden önce gelen şeyleri silip atan bir bağlaç olduğunu hepimiz biliyoruz değil mi :’D

Ama bu kitabı da sevdim: Kucak dolusu ödül alan bir kitap olmasını anlamlandıracak kadar olmasa da yazarın diğer kitaplarını okuyacak kadar. Sarı Yüz’de benimle kalsın deyip altını çizecek bir satır bulamasam da kitabın konusu ve anlatımı benimle kalacak. Başlangıçta yayıncılık sektörü ve arkasında dönen kirli olaylar, meşhur bir yazar olmak, sosyal medya gücü ve ırkçılık gibi konuların etrafında şekillenen tema ilgimi çekmişti. Kitabın sonuna geldiğimde ne güzel ifade edilmiş dediğim satırlar, yoklardı belki ama ( :) ) yazarın anlatım şekliyle bütünleşince akıcı ve samimi haldelerdi. Başkarakter June’un düşüncelerini iyisiyle kötüsüyle düşündürdü, hissettirdi. Özetle Kuang sayesinde, dediğim ‘’ama’’ kendinden önce gelen her şeyi silemese de bazı şeyleri silmeyi başardı.

Sarı Yüz yaz aylarında okunması daha keyifli, hafif Amerikan Bestsellerlerinden ne bekliyorsanız daha üstünü bekleyebileceğiniz, sabun köpüğü olmaktan çıkmış bir kitap. MSG’sini katmış yazar ama bestseller olmak için ödenmesi gereken bir bedel vardır bu devirde :D Ben Haşhaş Savaşı Üçlemesi’nden devam edeceğim, arkadaşım da Sarı Yüz’den devam edecek gibi görünüyor yazara.


Kitabın konusunu ve alıntısını yazmadığım ilk kitap yorumu yazısından sevgilerimle…


Yorum Gönder

7 Yorumlar

  1. Bu kitap neydi ya gerçekten daha geçen yaz her yerdeydi bu yıl bir kez görmedim şimdi gördüm de aaaa bu kitap oldum teşekkürler hatırlatma için :) aman neyse bu kitap listemde, bence hatta severim ama dediğin gibi çok da şey etmeden başlamak lazım. Bu yazardan elimde Babil isimli kitabı var, onu da merak ediyorum. Bu kitabı ben okuyana kadar bence asırlar geçer çünkü elimde de yok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek :)) Pazarlaması çok efektif yapılan kitaplardan biri bence Sarı Yüz. En okumayacak insan bile denk gelmiştir kitaba, o kadar her yerdeydi çünkü. Bu arada çok da şey etmeden başlarsan sevgili İlkay, benden bile çok seversin gibi geliyor nedense kitabı. Okursan senin yorumunu merakla beklerim.
      Ben de Babil'i merak ediyorum kapağı ve kalınlığı gözüme daha hoş görünüyordu hep :D Ama o da Haşhaş Savaşı da benim elimde fiziksel olarak mevcut değil. Öyle okumak istersem Katabasis'i var Kuang'ın ondan devam mecbur :) Akademi falan konusu onun da hadi bir okuyayım dedirten türden.

      Sil
  2. severek okudum ben de geçen yaz bu kitabı :) konusunu ilginç buldum :)

    YanıtlaSil
  3. Sarı Yüz’ü bu kadar farklı bir açıdan ele almanız çok hoşuma gitti. 📚 Kitabın sadece hikâyesine değil, yayıncılık dünyasına, sosyal medyanın gücüne ve ırkçılık gibi konulara da dokunmanız yazıyı daha ilgi çekici hale getirmiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlgi çekici bulmanız sevindirici, umarım okurken keyif almışsınızdır 📖

      Sil
  4. Ben bu kitabı çok sevdim. Popüler kitaplara karşı ben de mesafeliydim ama nasıl olduysa bu kitabı aldım ve okudum. Pişman olmadım. Özellikle yazarlık, kitap yazma süreci ve edebiyat dünyasıyla ilgili çok bilgilendirici ve gerçekçi gözlemler vardı. Bu konular ilgimi çektiği için keyifle okudum ama herkese hitap etmeyebilir.

    YanıtlaSil